Markum.net
Ana Sayfa | Polemik | Küçük'ün dedesi hainmiş!

Küçük'ün dedesi hainmiş!

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
image

Abdullah Gül'ün ailesi için demediğini bırakmadı ancak kendi dedesi işbirlikçi çıktı. İşte Küçük'ün soy sop araştırması;

Etme bulma dünyası, Yalçın Küçük onun bunun şeceresini kurcalayarak çok beddua topladı. Sonunda biri çıktı onun da şeceresini kurcaladı. Meğer Yalçın Küçük'ün dedesi Fransız işbirlikçisiymiş.

Dede Abdullah Sabuni, Hatay'ın Türkiye'ye bağlanmaması için Çerkez Ethem'in kurup, yönettiği örgütün üyesi çıktı.

Yalçın Küçük, "Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanı olduğu bir ülkede artık yaşayamam" diyerek çekip gittiği Fransa'dan döndü döneli (1989) kaleme aldığı kitaplarında (Aydınlık Zindan, Tekelistan, Tekeliyet, Sırlar, İsyan), dergilerde, basında, televizyonda, çeşitli söyleşi programlarında ve konferanslarda, kendi ifadesiyle "saklı bir Türk tarihi" üretiyor. Bunun için mezar taşlarını inceliyor, gazetelerde çıkan ölüm ilanlarını okuyor, insanları isimlerine, soyadlarına göre Yahudi ilan ediyor.

"PEKİ YA YALÇIN KÜÇÜK KİM?" 

Atatürk, "Mutlaka alacağım!" dediği Musulu, İngilizlerin kışkırttığı, Çerkez Ethem'in de içinde bulunduğu Kürt İsyanları, 1925'ten başlayarak 1937'ye kadar uzaması nedeniyle bir türlü alamadı. 

İşte bu isyanlarla ilgili olarak gazeteci Oral Çalışların sözünü ettiği Fransız İşbirlikçisi Ahmet Sabuni ise Yalçın Küçük'ün dedesi ya da babası olduğu ortaya çıktı. İşte o isim, 1930'lu yılların ortasında, Hatay'ın Türkiye'ye katılmasını engellemek için Fransız istihbaratının Çerkez Ethem'e kurdurduğu Cenup Vilayetleri Yıldırım Komitesi'nin yöneticilerinden biriydi.

Bu haber için oy ver
0
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (4 Yorum Eklendi):

Yaşar Demir Tarih: 05 February, 2009 11:29:43
avatar
Yav arkadaş amma sıvadınız be! Çerkez Ethem Kurtuluş Savaşı boyunca bir çok faydalarda bulunmuş pozitif bir çete reisi. Onun hainliği daha sonradan düzenli orduya katılmayı reddetmesi ile başlar. Dolayısı ile onun emrinde görev yapmış olanlar tam bir vatan severdir. Siz asıl tarih tarafından kabul edilmiş ve milli mücadelenin hiç bir safhasında bulunmayıp, cumhuriyetin ilanından itibaren "şeriat isteriz" diye yürüyen İngiliz kuklaları Şeyh Sait ve Kubilay'ın katili Derviş Vahdet adlı hainlerin torunlarından neden bahset miyorsunuz? Sıkar değil mi?
Muharrem Guney Tarih: 22 February, 2009 02:51:02
avatar
Yasar Demir'in yorumlarina katiliyor ve
ai benden de okadar.
Kurtoğlu Tarih: 03 June, 2009 01:30:12
avatar
çerkez ethem düzenli ordu kurulması na kadar dönemde çeşitli isyanları bastırması için destek verilmiş ve kendisi iç isyanları bastırmıştır

adamlarıyla çok başarılı işler yapmıştır

istanbuldan ayrılan ve anadoluda savunmaya katılan yüksek rütbeli generallerin sayısının artması ve düzenli orduya geçiş safhası sancılı olmuştur
çerkez ethem osmanlı ordusunda ast subay rütbesinde idi
fakat düzenli ordu da yüksek rütbeli subay ve generaller vardı

isyanları ethem bastırdı iş ordu kurulunca kendisine gerek kalmadı gibi bir his oluştu
yunan ordusuyla savaş verirken gün geldi tek adam haline geldi
güç başı döndürünce hatalar yaptı
kendi idam fermanını imzaladı

yunanlılara teslim olup yurtdışına çıktı
yunan tarafına kök söktürürken gün gelip anlaşıp teslim olması yunanlıları moral bakımından motife ederken türk tarafında olumsuzluklara neden olması

tarih sonuçalra göre yazılmasıyla bu noktadan itibaren çerkez ethem hain oluyor

yani köprüyü geçene kadar .......

ve sakaryaya kadar geri çekilmek durumunda kalınmasında bu yönüylen aleyhte tesiri olabilir
ters bi zamanda ve gücün kontrolden çıkması ....
biraz talihsizlik biraz astsubay oluşundan kaynaklanan sonradan direnişe gelen subaylar tarafından küçümsenmesi

v.s...
sebepler çok
araştırmak lazım

fakat bu vakte kadar kitaplarda haindir diye yazılmıştır
noktasına virgülüne dokunulmamıştır
kimse de cesaret edip ağzını açmamıştır
tıpki son padişah vahdettin gibi

yaw hiç toprağın sahibi kime hain olur mu
sahibi zaten kendisi
bir padişaha hain deme cesareti nerden geliyor
işin garip tarafı m.kemal i anadoluya gönderen gemi vahdettin in özel yatı bandırma dır

bandırma devlete ait değil padişaha ait özel yattır
bir anlamda şu an ki cumhurbaşkanını özel uçağı konumunda
cumhurbaşkanı uçağıyla giden onun temsilcisi olur
şimdi vahdettin de hain di öyle değil mi
birilerinin ezber bilgileri resmi tarih olunca vakte ne kalıyor


resmi tarih kısmı kime göre yazılmış tartışılmamıştır

arkasından çok iş çıkar

şeyh said isyanı ve derviş vahdettin denen esrarkeş in konuları hiç tartışılmamıştır
babam öyle diyor diye 1924- 1930 şartlarında birileri tasviye edilirken birileri küstürülmüş 1940 lara gelinince o vakte kalanın resmi tarihi devletimizin resmi tarihi olarak ialn edilmiştir
iş bu vakte kadar diğer gruplar küskün olunmuş duyguları bastırlmış bir anlamda sindirilmiştir

ilerleyen süreçlerde 1960 darbesi
1970 muhtırası
1982 darbesi
28 post modern darbesi

v.s ile rövanş gidip gelmiştir



fakat bu konular hiç tartışılmaz
birilere he der bizde amenna deriz

resmi tarih araştırılsın altından kimbilir neler neler çıkardı
OQONIM Tarih: 12 November, 2010 12:07:50
avatar
Çerkez ethem hain değildi o bir halk önderiydi ve güçlüydü bunun için tasfiye edildiğini düşünüyorum

Yorumunuzu Ekleyin comment

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Untitled Document