Biz Kac Kisiyiz Net: Obama'nın çok şaşırtan fotoğrafı... Obama'nın çok şaşırtan fotoğrafı... ================================================================================ Biz Kaç Kişiyiz on 09 April, 2009 04:51:00 Demokrasinin en güzel yanlarından biri, önünüzün sınırsız açık olması ve hayal ettiğiniz ölçüde bir yerlere gelebilme umudunu içinizde yeşertebilmesidir. Tabi ki ona uygun çalışmak ve gereklerini yerine getirmek koşuluyla… Nitekim aşağıda yer vereceğim fotoğraf, ABD Başkanı Barack Obama için kelimenin tam anlamıyla ‘nereden nereye’ dedirtecek türden… Yazının en sonunda söyleyeceğimizi en başta söyleyelim. Eğer Türkiye’de insanların hayallerinin önünde bazı engeller varsa, ülkemizin arzu edilen düzeyde demokratikleşmemesinden, demokrasinin nimetleri ile bir yerlere gelenlerin de çoğu defa içinden çıktıkları çevrelerden kopmasındandır. Aslında demokrasi, insanlık tarihi açısından bakıldığında oldukça yeni bir rejim türü… İktidarın aile içinde kraldan yeni krala, üst düzey görevlerin bir asilzadeden diğer asilzadeye, servet dağılımını bir avuç burjuva arasında el değiştirdiği dönemler çok eski değil. Hatta bu nedenle demokrasinin gelişmiş batı ülkelerinde bile daha yeni yeni içselleştirilebildiğini söyleyebiliriz. Kim bilir belki Hitler bile, demokrasinin tekâmül ettiği bir çağda göreve gelseydi, bir hiç iken hep olduğu bir seçimin ardından iktidarı ele geçirdikten sonra, düne kadar kendisi gibilerini ezdiğini düşündüğü sistemden, sosyal çevrelerden ve güç odaklarından öç alma duygusu içine bu kadar girmeyebilirdi. Hayatının bir döneminde aşağılanmış olma hissi, güç ele geçtiğinde kontrolü ve tatmini en zor olan duygulardandır. Artık dünya büyük ölçüde değişti. Mesela Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’e bakınız. Fransa cumhurbaşkanlığının kendisine sanki yılbaşı piyangosu gibi vurduğunu her halinden görürsünüz. Anne tarafından Selanikli Yahudi, baba tarafından Macar Katolik bir aileden gelen ikinci nesil göçmen çocuğu olan Sarkozy’nin ailesi Fransa'ya göç ettiğinde, 1974'te henüz 19 yaşında iken siyasete atılmış ve hedefini koymuştu: Cumhurbaşkanı olmak… Arkadaşlarına, "Ben siyasete giriyorsam, en yükseğe çıkmak için… Bir gün kesinlikle cumhurbaşkanı olacağım" diyordu. Nitekim 2002'de katıldığı bir televizyon programında "Her sabah tıraş olurken aynanın karşısında bir gün cumhurbaşkanı olacaksın oğlum” diye haykırdığını söyledi. Mayıs 2007 de Fransa Cumhurbaşkanı oldu. Son dönemde Batı ülkelerinde üst düzey göreve gelen devlet adamlarından birçoğunun hikâyesi tanıdık aslında. Tıpkı tornacı çocuğu Abdullah Gül’ün bugün Çankaya’da oturması gibi… Kuşkusuz bu örnekler demokrasinin günümüzde geldiği noktayı gösterme adına oldukça önemli. Demokrasi, hayal edebildiğiniz kadar yol alabildiğiniz bir seçenek sunuyor insanlara… Tabi ki sistem sağlıklı işliyorsa ve hala bazı çevreleri imtiyazlı addetmiyorsa… ABD Başkanı Barack Obama’nın 6 Nisan’da TBMM kürsüsünden milletvekillerine yaptığı konuşmayı dinlerken bunlar geldi aklıma. Konuşmasının bir yerinde daha yakın tarihe kadar sadece ten renginden dolayı atalarının Amerika’da uğradıkları ayrımcılığı hatırlattıktan ve oy verme hakkımız bile yoktu dedikten sonra, işte bugün ABD Başkanı olarak sizlere sesleniyorum dedi. 4 Kasım 2008'deki seçimleri kazanarak ilk siyahi ABD başkanı olarak tarihe geçen Demokrat Partili Barack Hüseyin Obama, Kenya asıllı Müslüman bir babayla beyaz bir Amerikalı annenin oğlu olarak 4 Ağustos 1961 tarihinde dünyaya geldi. Hawaii Üniversitesi'nde tanışıp evlenen anne ve babası, Obama 2 yaşındayken boşandı. Obama 6 yaşındayken, annesi bu kez bir Endonezyalıyla evlendi, aile Cakarta'ya taşındı. Resimde, gençlik yıllarında Kenya’daki ailesinin yanında uğradığı bir zamanda Obama’yı görüyorsunuz. Diğer resim ise seçildikten sonra Beyaz Saray’da çekilmiş. Endonezya'da yaşadığı 4 yıl boyunca laik ve Hıristiyan okullarına giden Obama, daha sonra büyükanne ve büyükbabasıyla yaşayacağı Hawaii'ye döndü ve eğitimine burada devam etti. New York'taki Columbia Üniversitesi'nde Siyasal Bilimler okuyan Obama, 1988'de Harvard Hukuk Fakültesi'ne girdi, buradaki öğrenciliği sırasında "Harvard Law Review" dergisinin ilk Afrika kökenli Amerikalı yöneticisi oldu. 1996-2004 yılları arasında Illinois eyalet senatörü olan Obama, 2004 yılında da ABD Senatosu'na seçildi. Obama'nın Demokrat Parti'den başkan adaylığı Haziran 2008'de kesinleşti. Başlangıçta kendisine şans verilmediğinden ve Müslüman geçmişi başına kakıldığından dolayı başta CNN olmak üzere Obama ile El Kaide lideri Usame'nin adlarını kimi zaman karıştırılarak verildi. Obama’nın TBMM’deki konuşmasında sarf ettiği şu sözler aslında yazımızın ana temasıdır: “Hukukun üstünlüğüne olan taahhüt, adaletin insanlara ulaştırılması anlamında atılabilecek en önemli bir adımdır. Bunu, geldiğim ülkenin başkanı sıfatıyla söylüyorum. Benim gibi, benim ten rengime sahip birinin oy hakkına bile sahip olmadığı ülkeden bahsediyorum. Nerede kalmıştı başkan olması?” Başbakan Erdoğan her ne kadar başbakan olduktan sonra fazlaca zikretmemiş olsa da, uzun yıllar kendisinin konumunu anlatırken “biz bu ülkenin zencisiyiz” dedi. Dileriz demokrasinin tek kerameti gün gelip sadece zencilerin başkan olma umudunu gerçekleştirdiği bir rejim olmakla sınırlı kalmaz, hangi ırk, sosyal çevre, din ve mezhebe ait olursa olsun herkesin hayallerini ideale dönüştürebildiği bir sistem olarak kurumsallaşır ve herkese umut vaat eder. Not: Hakkâri’de seçimlere katılımı ele aldığım bir önceki yazımda Hürriyet’in web sayfasındaki sonuçlardan yola çıkarak bir değerlendirme yapmıştım. Meğer veriler yanlışmış. “Kılavuzu…” karga olanın diye başlayan söz bir bakıma gerçekleşti. (İlgili link) Doğru veriye Haber7’nin sayfasından ulaşmak mümkün. (Linki) Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber7 yazaramesaj@gmail.com