Biz Kac Kisiyiz Net: Türkiye laiktir, laikçi olmayacak Türkiye laiktir, laikçi olmayacak ================================================================================ Mehveş Evin on 24 May, 2008 08:52:00 Yok ki bir William Safire’ımız, ‘Dil Üzerine’ tatlı tatlı yazacak... 1929 doğumlu Safire, yıllardır The New York Times Magazine’de popüler etimoloji, yeni ve farklı kelime kullanımları üzerine yazar. Tabii bizdeki ‘bu kelime özTürkçe mi, değil mi’ tarzındaki sığ dil polisliğinden farklı, derinlikli ve bilgi dolu yazılardır... Mesela Barack Obama için ‘Post-Partizan’ başlığı atıldığında, sadece kelimenin kökenini anlatmakla kalmaz. Siyasi tespitini yapar, gündelik hayatta kelimenin nerede, nasıl kullanıldığına dikkat çeker. Safire Türkçe bilseydi, kimbilir neler yakalardı... Mahalle baskısı, kaos, azgın azınlık, bildiri demokrasisi, muhafazakar demokrat (sahi nerede o?!) gibi popüler kavramları bir güzel masaya yatırırdı herhalde. Çünkü bizde her tanım, siyasi görüşe uygun olarak bambaşka yerlere çekiştiriliyor, küfür yerine kullanılıyor! Mesela ‘laikçi’ kelimesi, yeni değil ama son zamanlarda yaygınlaştı. Muhafazakâr (dinci) kesim, ‘statükocu ve din düşmanı’ diye nitelediği kişileri küçümsemek için kullanıyor. Ama İslami kesimle alakası olmadığı halde kendini itinayla ‘laikçi’lerden ayıranlar da var. ‘Laikçiler’, Prof . Faruk Birtek’in isabetle tariflediği üzere; ‘Hakiki Atatürkçü değiller. Bunlar yeni Kemalistler. Toplumu zapturapt altına alma meşgalesi içinde olan, dar kafalı mutaassıp insanlar...’ (Taraf, 03.03.2008) HERKES TÜRK’ÜN DÜŞMANI ‘Laikçi’ için en güzel tanımı uludagsozluk’te buldum. Zaten internetteki pek çok yeni kuşak sözlük yazarı, gazete yazarlarından çok daha parlak, daha orijinal, daha çarpıcı bir dilde yazıyor, bunu da araya sıkıştırayım... Dragonhead40, az ve öz demiş: dinci= Dini kendi çıkarına göre yorumlayan kişi. laikçi= Laikliği kendi çıkarına göre yorumlayan kişi. Günümüzde ‘laikçi’lik, artık iyice marijinalleşen bir grubu temsil ediyor. Her şeyde olduğu gibi elmalarla armutlar karışmasın diye laikçileri, ‘laik Cumhuriyet’e gerçek anlamıyla inananlardan ayırt etmekte fayda var: *Laikçi, türbanın ‘t’sine katlanamaz, hatta ‘sıkmabaş’ demeyi tercih eder. Başını türbanla bağlayan kadınlardan ve temsil ettikleri her şeyden tiksinir. *Her AKP’ye oy vereni ‘hain’, AKP’yi ise şeriatçıyla bir görür... *Her lafın başında ‘laiklik’ diye ahkâm keser, ‘din ve vicdan özgürlüğü’ kısmını rafa kaldırır. *Eleştirdiği dinciler kadar muhafazakâr ve katıdır. Kendine benzemeyenden başkasına hayat hakkı tanımaz. *Kendisini eleştiren her modern aydın onun gözünde ‘2. Cumhuriyetçi, liboş’tur. *Güya Atatürk devrimlerini savunur... Ama dünyaya kapalıdır, ‘herkes bizim düşmanımız’ kompleksini bir türlü atamaz. Bu önemli: Cumhuriyet Mitingi’ne katılan herkese, ‘laikçi’ deyip geçemeyiz. Sahnede kendinden geçerek slogan atan, meydanda darbe çağrısı yapıp pankartlar açan insanlardan yola çıkarak, tektip model çıkarmak, milyonlarca insanı ‘azgın azınlık’ kefesine koymaktır... AKP’ye oy veren herkesin (yüzde 47’lik çoğunluk!) şeriat istediğini sanmak kadar yanlış, bir o kadar da tehlikeli yorumlar! Modern, demokratik bir Türkiye hayalini kuran... Yasakçılıkla, aşırı milliyetçilikle, statükoculukla bir yere varılamayacağını düşünen... Laik devlete inanıp, asla çözümü darbede aramayan... Sapına kadar Cumhuriyet’e inanan, fakat laiklik kavramını saptırmadan kullanan... Dünya vatandaşı olan veya olmayı hayal eden TC vatandaşlarını lütfen ‘laikçi’lerle karıştırmayın. Çünkü asıl çoğunluk, onlar. Ne acı ki onları temsil edecek bir politikacı bile yok. ------------------------- Bir belde var uzakta... Belde belediyelerinin kapatılması konusundaki AKP hazırlıkları, sıcak gündem yüzünden tartışılamadı. TÜMİB (Tüm Mahalli İdareler Üyeleri Birliği) konuyla ilgili basın dosyası yollamış. Başlık: Ülkemizin büyük fotoğrafını okumak ve tuzağın farkında olmak. Ancak bu dosya, beldelerin neden kapatılmaması gerektiğinden çok bir hükümet karşıtı manifesto kıvamında... Evet, ilçe sayısının artırılmasında bir siyasi hinlik olduğunu herkes biliyor. Ama beldelerin kapatılmasının nedeni olarak ‘milli bilincin oluşturulması engelleniyor’ demek yerine, ayakları yere sağlam basan hukuki gerekçeler gösterilemez mi? Galiba o tuzağın içine bizzat siz düşüyorsunuz TÜMİB yetkilileri. mehves.evin@aksam.com.tr