Markum.net
Ana Sayfa | Köşe Yazıları | "Hepimiz eşeğiz"

"Hepimiz eşeğiz"

Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
image

Bu ülkede siyasi görüşüne göre "Hepimiz Hrant'ız" diye bağıranlar da oldu, "Hepimiz Türk" ya da Hepimiz Müslümanız" diye bağıranlar da.


Oysa dün İstanbul'u yönetenler tarafından hepimiz eşek ilan edildik.
İran Cumhurbaşkanı Ahmedimejad'ın Türkiye ziyaretinin başlangıcında alınan
önlemlerden söz ediyorum.
Trafiğe kapatılan yollar, sıkışan ambulanslar, uçak kaçıranlar, polisle tartışanlar ve vesaire...
Önce birşeyde anlaşalım,yolların kapatılması normal ve bu işte Ahmedinejad'ın en ufak bir günahı yok.
Yaşananların sebebi bizi yönetenlerin bizim adam yerine koymaması.
Konuk cumhurbaşkanı için yolları trafiğe kapatacaksan bunu birgün önceden
ilan edersin.
Televizyonlar ve gazeteler kapanan yolların haberini verir,vatandaş da ona
göre önlemini alır değil mi?
Ama bizi yönetenlere göre biz eşeğiz.
Yularımızı çekip istedikleri yöne götürürler ya da "çüşş" derler dururuz.
Vatandaşına saygısı olmayan,
"Protokol rahat etsinde geride kalanlara ne olursa olsun" diyebilen
zihniyet İstanbul'un başında kalmamalı.
Dün bir grup vatandaş Ahmedinejad'ın konvoyunu yuhalamış...
Bize eşek muamelesi yapan Ahmedinejad değil ki....
Bıu arada, geçen hafta Cumhurbaşkanı Gül'ün Soykırım Anıtı'na gitmeyi kabul edip,Anıtkabir'e gitmemek için İstanbul'a  gelen İran Cumhurbaşkanı'nın ayağına gitmemesi gerektiğini yazmıştım.
Ahmedinejad Türkiye'ye gelmeden önce yaptığı açıklamada Gül İstanbul'da
olduğu için Ankara'ya gitmediğni söylemiş.
Yalanın daniskası diye buna denir.
Çarşamba günü,Gül, İran brifingini bile Ankara'da aldı ve sadece
Ahmedinejad ile görüşebilmek adına akşam saatlerinde İstanbul'a geldi.
Hadi bunu geçtik bir kalem...
Görüşmeler neden Huber Köşkü'nde değil de Çırağan Otel'de oluyor?
Kimse bana bu çalışma ziyareti masalını anlatmasın.
ABD Başkanı Bush çalışma ziyaretine gelen devlet ve hükümet başkanlarını
Beyaz Saray da değilde Willard Otel'de mi kabul ediyor.
Trafik için Ahmedinejad'a kızmaya hakkımız yok,yolları kapatıp,bunu halka
haber vermek zahmetine katlanmayan o değil...
Çırağan'daki görüşmeler için de Ahmedinejad'a kızmaya hakkımız yok...
34 hektarlık,Türkiye'nin ihtişamını gösteren Huber Köşkü'nü yok sayan da o
değil...

İDO'NUN TAKVİMİ 70'Lİ YILLARDA KALMIŞ...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı iyi işler listesinde deniz ulaşımını canlandırmak ilk sıralarda yer alır.
İDO hem İstanbul içi hem de İstanbul dışı seferlerle herkesi memnun eden
işler yaptı,yapıyor.
Ancak İDO'nun en ciddi bir eksiği tarife düzeni.
İDO okullar kapanınca yaz,okullar açılırken de kış tarifesine geçiyor.
Denizin bu kadar sık kullanılmadığı, hayatın okul takvimine göre ayarlandığı yıllar çok geride kaldı.
İnsanlar artık Yalova'da oturup çalışmak için hergün İstanbul'a geliyorlar.
Adalar'da deniz mevisimi 15 Haziran'da değil Mayıs başında başlıyor.
Tarifeler sadece mevsimler değil kendi içinde de tutarsızlıklar taşıyor.
Mesela haftaiçi günü Kabataş'tan Adalar'a  ilk deniz otobüsü  seferi saat
8:20'de...
Herkesin Adalar'a gideceği  cumartesi-pazar günleriyse ilk sefer saat
10:45'te...
Çok düzgün işler yapabilen İDO, tarfilerini ortalama yolcu sayısı,ortalama
sıcaklıklar ve nüfus hareketlerine göre yeniden düzenlemeli.

ozaysendir@haberturk.com

Bu haber için oy ver
0
Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Untitled Document