Biz Kac Kisiyiz Net: Sosyal Demokrasinin Önemi Sosyal Demokrasinin Önemi ================================================================================ A.Sinan ARSLAN on 20 July, 2008 09:12:00 Sosyal demokrasi, yeryüzündeki tüm halklar arasında demokratik yapılanmayı, barışı ve işbirliğini sağlamayı amaç edinmiş bir özgürlük hareketidir. Toplumların gelişimi, yaşama koşullarının değişmesi, uygulama ve deneyimlerin artmasıyla demokratik sosyalizm amaç ve hedeflerini yeniden formüle ederek genişleyen tarihsel bir olgudur. 19. yüzyılda doğmuş olan modern sosyalist hareket, kapitalizmin insanlık dışı uygulamalarına karşı gelişen işçi hareketleri üzerinde gelişip serpilmiş, insanlığın temel değerleri olan özgürlük, adalet, eşitlik ve dayanışmayı günümüze taşımıştır. Kamu mallarının kullanımını ve toplumsal refahın rasyonalize edilmesini, halkın iradesinin politik meşruiyet temelindeki kurumlar yolu ile temsilini esas alarak bugün, hümanist ve ilerici geleneğin tek mirasçısı olmuştur. Çoğulculuk Sosyal demokrasi, geçmişine saygıyla özeleştiri yapabilen, insanlıkla ilgili sorunların çözümünde dogmatik olmayan, gelecek arayışlarını gerçekleştirebilen, geleneğinde ve bugününde çoğulcu olan bir harekettir. İnsanlığın gelişimini, ortak sorunların çözümünü amaçlayan her türlü katkı ve yeni düşünceler, temel amaç ve yorumlardan sapmadan, demokratik sosyalizmin kültür zenginliği ile birleşebilir. İnsan özgürlüğü mesajının genişletilerek “emek bağlantılı özgürleştirme” kavramına ulaşma sosyal demokrasinin güncel konusu olmuştur. Özgürlük, çoğulculuk, hoşgörü, insan hakları, eşitlik, dayanışma, barış kavramları böylece emek temelinde gelişmiş ve ya gelişmemiş tüm toplumlardaki insanların dil, din, renk, ırk ve cinsiyet farkı gözetmeksizin eşit olduğunu kabul etmiştir. Bu anlamda sosyal demokrasi bir öğreti ve bir politika olarak anlaşılmalıdır. Toplumumuzun insanlarını özgürlüğe kavuşturma öğreti ve politikası. Burada alınacak temel kıstas, insanların yaşadığı somut gerçeklikle bu gerçekliğin ne şekilde değiştirileceğine ilişkin onlara önerilecek hedefler konusudur. Burada alınacak temel kıstas, insanların yaşadığı somut gerçeklikle bu gerçekliğin ne şekilde değiştirileceğine ilişkin onlara önerilecek hedefler konusudur. Burada farklı somut gerçekliği yaşayan toplumlara sosyal demokrasinin farklı çözüm önerileri sunacağı açıktır. Açlık, sefalet, bilgisizlik içinde bir topluma önerilecek sosyalist programla, gelişmiş, refahı yakalamış, bilgi çağına ulaşmış bir toplumun karşılaştığı sorunlara önerilecek programın farklı olacağı öğretimizin gereğidir. Somut olarak ve geçmişe dair önemli bir örnek olması bakımından, İngiltere toplumunun üyelerine sunulan Tony Blair programı ile Türkiye toplumunun üyelerine sunulacak olan programın farklı olacağı ve olması gerektiğini sosyal demokrasi öğretimiz bizlere göstermektedir. Topluma göre değişen öneriler Gelişmiş kapitalist ülkelerde ortaya çıkan sorunların çözümü için önerilen ve giderek iktidar olan sosyal demokrat düşünceleri bu gerçekler ışığında ele almak zorunludur. Özellikle İngiltere’de esen rüzgarların etkisinde kalan bazı yenilikçilerin (!) öğretimizin bu temel bakışını göz ardı ederek toplumumuzun gerçeklerine uymayan önerilerini yenilik diye yutturmaya kalkmaları anlaşılamaz. İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde sosyal, ekonomik ve siyasi reform aracı ve iktidar erki olarak devlet kavram ve işlevinin etki ve geçerliliğini yitirmesi, ülkemizde de bu doğrultuda görüşü savunmayı gerektirmez. İngiltere ve gelişmiş kapitalist ülkeler için önerilen bu görüşler, bizim için bir lüksten öteye geçemez. Üstelik en varlıklı ülkelerde bile “sosyal devlet” anlayışından uzaklaşıldıkça ortaya çıkan boşluk doldurulamıyor. Dengeler bozuluyor, toplumsal değerler yıkılıyor, işsizlik artıyor, kirli ortam oluşup, suçlularla dolup taşıyor. Bu bozulup çürüyen ortamda ise din, mezhep, kültür, ırk ve milliyet ayrılıklarını esas alan gerici düşünceler boy atıyor. Radikal akım ve partiler güçlenerek, toplumsal yapının farklılığını ve zenginliğini tahrip eden, demokrasiyi ve aydınlık geleceğimizi tehdit eden bugünkü ortamlar oluşuyor. Oysaki sol değişim demektir. Ancak bu, solun evrensel ilkelerini değiştirmek değildir. Yeni dünya düzeni Baskı ve sömürünün olmadığı bir dünyayı amaçlayan sosyal demokratları temel görüşlerinden uzaklaştırmak isteyen “yeni dünya düzeni” savunucuları, ülkemizdeki sosyal demokrat partileri muhafazakar partilerin konumuna düşürmek istemektedirler. Kemalizm’in ulusçuluğunu, devletçiliğini, halkçılığını, devrimciliğini atmak, böylece ülkemiz sosyal demokrasisini köklerinden kopartmak istemektedirler. Sanayi devrimini gerçekleştirmiş, bilgi teknolojisini uygulamaya başlamış ülkelerin konumu ile Türkiye’nin konumunu karıştırarak, uluslararası sermayenin sömürücü tuzaklarından korunmak ve ancak böylelikle emeğin hak ettiği noktaya ulaşmasını sağlama yolundaki çabaların önünü kesmek istemektedirler. Böylelikle de sosyal demokrat partileri oy tabanlarından, emekçilerden, çalışanlardan, aydınlanmış insanlarımızdan kopararak küreselleşme adına uluslararası kapitalizmin yedeği yapmaya çalışmaktadırlar. Emek karşıtı politikalar, halkçılık, ulusçuluk, devrimcilik gibi temel ilkelere karşı çıkmalar ve bunları program diye ortaya sürmeler, yenilikçi solcuların değil, sağcıların işi olmalıdır. EYÜP ÜNAL SHP Parti Meclisi Üyesi www.kronikmuhalif.com