Biz kaç kişiyizciler taciz etti
Bugün Silivri'de görülmeye başlanan asrın davası Ergenekon'u izleyen Kanal 7, Ülke TV ve STV ekibi, Bizkaçkişiyiz adlı grubun saldırısna uğradı.
Tarihi duruşmada gelişmeleri kamuoyuna canlı aktaran Samanyolu TV (STV) ve Kanal 7'nin yayınları, Tuncay Özkan'ın fotoğrafını taşıyan grup tarafından engellenmeye çalışıldı.Bariyerleri geçen grup, yüksek sesle slogan atarak muhabirin sesini bastırmak istedi. Televizyoncular bütün zorluklara rağmen yüzyılın davasını kamuoyuna aktarmaya devam etti.
Organizasyon eksikliği ise dışarıda bekleyen basın mensupları ile vatandaşları zor durumda bıraktı. Birçok kişi tuvaletin olmaması nedeniyle güç durumlara düştü. Askeri personelin kullandığı tuvalet önünde de uzun kuyruklar oluştu. Akşam saatlerinde Silivri Belediyesi, cezaevi önüne seyyar tuvaletlerden getirdi.
Bu haber için oy ver




del.icio.us
Digg
Yorumlar (7 Yorum Eklendi):
Tabii Ergenekon savcıları bu hatırlama işinde kendisine çok yardımcı olmuşlardı.
Öyle yakınlaşmışlardı ki, Savcılar ona "Osmanım" demeye başlamışlardı.
Savcılar onu "itirafçı" haline getirmişler, okuyacağı ifadeyi de satır satır ezberletmişlerdi.
Şimdi cinayetten Ergenekon örgütünün sorumlu olduğunu mahkemeye açıklayacaktı.
"İtirafçı" olduğu için cezadan kurtulacak, onun yerine Ergenekon sanıkları hüküm giyecekti
9 Kasım günü Osmanım ciddi, kararlı, kendinden emin, saygılı bir görünümle Ergenekon duruşmasında yerini aldı.
Sanki
-Kasten adam öldürmeye teşebbüsten ve ruhsatsız silah taşımaktan 9 yıl hapis yiten
-Ablasını öldürmekten 20 yıla hüküm giyen
-Öz yeğenine fuhuş yaptırmaktan 2 yıl 6 aya mahkum olan
-Nüfus kağıdında sahtecilik yapmaktan mahkum olan
-Cumhuriyet gazetesini bombalayan
-Danıştay cinayetinden müebbet hapse mahkum olan
-Atatürk'e "İngiliz ****i" diyen
-"Türkiye Cumhuriyeti devletini tanımıyorum"
diyen adam o değildi...
SAVUNMA NİYETİNE İDDİANAMEYİ OKUDU
Osmanım, ifade vermeye başladı.
Ama o ne!
Anlattıkları, Ergenekon idddianemesinde yazılanlarla tıpatıp aynı idi.
Olay hemen anlaşıldı: Osmanım, iddianamenin Danıştay bölümünü kendi savunması olarak okuyordu.
Osmanım, bir kısım insanlardan bahsetti.
Hakim, o kişilerin ismini sordu. Osmanım önündeki sayfaları karıştırmaya başladı.
Osman'ın büyük bir gayretle araması sonuç vermedi.
"Burada bulamadım" cevabı salonda gülüşmelere yol açtı.
Ergenekon savcıları soğuk terler döktüler. Öğrencilerini iyi eğitememişlerdi.
DANIŞTAY SANIKLARI: "OSMAN YALAN SÖYLÜYOR"
Osmanım: "Perinçek ifademden vazgeçmemi istedi" deyince, Danıştay sanığı Erhan Timuroğlu ayağa fırlayıp:
"Yalan söylüyor. Osman, görevli subayların önünde 'Bize 2 milyon dolar versinler ifademden vazgeçeceğim' dedi"
dedikten sonra, Alpaslan Aslan ve diğer Danıştay sanıkları da benzer müdahalelerde bulununca Osmanım sendeledi.
"Saygılı, efend," Osman'ın yerini birden cürümdaşlarına ana avrat küfürler eden Osman aldı.
Osmanım, elindeki iddianameyi Alpaslan'ın suratına fırlattı.
Osmanım'ın Alpaslan'a saldırısını görevli askerler güçlükle engelledi.
DİLEKÇELERİNDEKİ VE İFADELERİNDEKİ ÇELİŞKİLERİ AÇIKLAYAMADI
Dilekçelerinin birinde A dediğine diğerinde Z demişti.
Hakim, bu çelişkileri açıklamasını istedi. Osmanım'ın ezberi bozulmuştu.
Bu çelişkilerin yanıtı önündeki iftiranamede yoktu.
Anlaşılan, tertipçi Ergenekon Savcılarının zekası bu çelişkilere yanıt hazırlamaya yetmemişti.
Aptal tertipçilerin tembel öğrencisi Osman'ın kendinden emin ses tonu birden yerini pısırık, kekeleyen bir ses tonuna bıraktı.
Hafızası birden zayıfladı. Hatırlayamaz oldu.
ŞİMDİLİK CEVAP VERMİYORUM
Hakim Şengün sordu:
Gelen kayıtlara göre Ankara'da kaldım dediğin otelde senin ve Alpaslan'ın kayıtları çıkmadı
Osmanım: "Kayıtlar yalan söylüyor" diye cevapladı
Hakim Şengün'ün başka bir sorusuna ise "Şimdilik cevap vermiyorum" diye karşılık verdi.
Hakim Şengün'ün
"Bir ifadende Cumhuriyet gazetesine atılan bombaları Veli Küçük'ten aldığını, diğer ifadende ise Muzaffer Tekin'den aldığını söylüyorsun. Hangisi doğru?
sorusuna Osmanım: "Kayıtlara yanlış geçmiş" diye kaçamak cevap verdi.
Konuyu değiştirmeye çalışan Osmanım, saldırıyı TV'den gördüğünü söyleyince hakim tarafından ikaz edildi.
HATIRLAMIYORUM, BİLMİYORUM
Osmanım, çapraz sorguda iyice sıkıştı. Soruların çoğuna "Hatırlamıyorum" diye cevap verdi.
Akıl hocaları olan savcıların soruları bile Osman'ı şaşırttı.
Savcı Pekgüzel: "Tanımadığını söylediğin Süleyman Esen'le 11 kez telefon görüşmesi yapmışsın"
Osmanım: "Bunlar nasıl olmuş hatırlamıyorum"
Savcı Pekgüzel: "Bu kadar önemli bir eylem öncesi Muzaffer Tekin neden bu kadar kalabalık bir evde size bombaları veriyor?"
Osmanım: "Değişik "odalardaydılar"
Hakim Şengün: "Bütün odalara mı girdin?"
Osmanım: "Salona girip çıkıyorlardı"
(Oysa Osman biraz önce o evde sadece 3-5 dakika kaldığını söylemişti)
Hakim Şengün: "Muzaffer Tekin asker bir kişi, tanımadığı halde size nasıl bu kadar güvenir?"
Osmanım: "Bunu kendisine sormak lazım"
NEDEN DAVA BİTMEDEN AÇIKLAMADINIZ?
Hakim soruyor, Osmanım cevaplıyor
-Eylemin gerçek nedenlerini biliyorduysanız, neden dava bitmeden açıklamadınız?
Bir başka dilekçende "etkin pişmanlıktan yararlanmak için başvurdum" diyorsunuz.
Bu dilekçeden sonra bir görüşme oldu mu?
-Kimseyle görüşmedim, kimse gelmedi.
-Mahkemede niye açıklamadınız?
-Oradaki mahkemede adalet yoktu, TC geçmiyordu.
İşte, Osmanım'ın ezberi böyle bozuldu.
Danıştay saldırısını milli kuvvetlerin üzerine atma girişimleri boşa çıktı.
Yorumunuzu Ekleyin